27 Ocak 2018 Cumartesi

Gerenkuyu'da sürpriz piknik.

27 Ocak 2018
Cumartesi

Atölyede işlerim erken bitince bu güzel havadan yararlanayım dedim.



Yalıçiftlik sahilinde, Gerekuyu'da piknik yapıyor arkadaşlarım, ben de onlara katılayım diye bisikletimi hazırladım.



Soğuk ve rüzgardan korunmak için kışlık montum ve rüzgarlığım dükkanda olmadığı için 3 forma ve bir jerseyi üstüste giydim ama inişte rüzgar içime işledi doğrusu.
Fazla hızlanmadan soğuğun etkisini azaltmaya çalıştım.
Dönüşte rüzgar karşımdan gelecek o yüzden arkadaşlarımın birinin arabasıyla dönmek daha akıllıca.



Güneş şahane, bisikletin üzerinde rüzgar üşütüyor ama burada rüzgar yok.



İyi ki gelmişim.



Masa da şahane.
Benim dışımda herkes bir şeyler getirmiş.




Bir de semaver var, sıcak çay da süper.



Güneş banyosu mayıştırdı hepimizi.



Mesut, kırmızı çirkin ördek yavrusu ile gelmiş yine.



Fatih' de burada.
Dönüşte onun kamyonetine koyacağım bisikleti.



Fatih'in misafirlerinin son günü Bodrum'da.



Ayçe ve Ayşe.



Denizden su çeken bir tır.
Deniz suyunu balık yetiştirmek için aldıklarını söylediler.



Bir misafirimiz var.



Ayşe, atlara bayılıyor.



Geçen yaz arabasının içine camdan kafasını sokmuş bu yaramaz.
Sanırım acıkmış ve yemek istemiş.



Şimdi de öyle bir durum var sanırım.



Biraz okşayıp, arkadaş olduk.
Kulağını çektim, pek hoşlanmadı sanırım, bana "prrffff" dedi.



Arkamızdaki metruk bina rüzgarı kestiği için burada konuşlanmış arkadaşlarım.



Atımız çok şeker, biraz ürkek olmasa piknik masamıza dalacak.
Kek verdim, elimden yedi.



Güneş çekilmeden toparlandık.



Bu havalar piknik için harika.
Değerlendirmek lazım.


14 Ocak 2018 Pazar

Adem'le Güllük rotası.

14 Ocak 2018
Pazar

Havaların yağmurlu olması ve işler yüzünden bir süredir birlikte süremiyorduk Adem'le.
Bu pazar denk getirdik, üstelik hava da şahane.


Turun ilk fotoğrafı Adem'den olsun.



3 gün yağan yağmurdan sonra bu gün yine güneşli bir gün.



Yokuşbaşı yokuşu bizi terletti bile.



Çok sert bir antrenman olmasın dedik ve zorlamadan pedallıyoruz.
Her zamanki Milas rotamızı değiştirip, Güllük'ü seçtik bu gün.
Ne de iyi yapmışız çünkü eskiden Güllük yolu bozuktu ve yol bisikleti ile sıkıcı oluyordu.
Çok güzel bir yol yapılmış ve oldukça da sakin bir trafik var.
Hatta trafik yok.



Güllük sahiline saat 14.00 de varıyoruz.
Ortalamamız 24.6, hiç de fena değil.



Güllük sahilinde mola şahane oldu.



Bundan sonra Milas yerine Güllük rotasını yapacağız sanırım.



Hemen denizin kıyısında, balıklara atılan ekmekler.
Biz de attık ve bir sürü kefal geldi yemek için.



Güllük oldukça sakin.



Pazar günü olmasına rağmen, belediye çay bahçesi kalabalık değil.



Oysa hava şahane.



Terden ıslanan giysilerimizi bu güzel güneşte kurutmaya çalışıyoruz.
Kısmen de başarılı olduk.



Bu manzarada çay molası vermek varken kim gider bundan sonra Milas'a?



Her zamanki gibi bir kedi hemen yanı başımızda.



Ben tostumu onunla paylaştım ama Adem zırnık koklatmadı.
Hepsini kendi yedi.



Üzerine birer duble çay daha, oh mis!



1 saat mola bizi zımba gibi yaptı.
Gelsin kilometreler.



Bir çırpıda Güvercinlik'teyiz.
Bulmuşuz güzel havayı, bir çay molası daha veriyoruz.



Bir kedi gördüm sanki.



"Buyrun, benim."
Bu sefer yiyecek bir şey yok ama bol bol sevgimiz var.



Dönüşde de ortalamayı düşürmeyip, 24.4 ile bitiriyoruz bu antrenman gününü.
Toplam 80 km.

...

..

.





8 Ocak 2018 Pazartesi

BBK Gümüşlük Turu

7 Ocak 2018
Pazar
Saat 9.30 da Oasis kavşağından başlayacak geziye,  9.35 te dükkandan başlamışım.
Neyse, yolda biraz basıp yetiştim Bodrum'dan çıkanlara.



Turgutreis'e girerken saat 10.45



Sabah sporunu yapmış oldum.
Bundan sonrası pazar gezmesi.



Turgutreis'te toplanmış önce gelenler.
Bodrum'dan gelecekleri bekliyorlar.



Fotoğraf çekimleri için fırsat.



Gezi bahane, arkadaşlık şahane.



Hava öyle güzel ki her zaman gelenlerin dışında genel olarak üşenenler bile katılmışlar geziye.



Yeni arkadaşlar var.
Tanıştık ama her zamanki gibi isimlerini yine unuttum.
Devam ederlerse öğrenirim nasılsa.



Bu gezilere mtb bisikletimle katılırım ama bu gün "Ferrari" ile geldim.
Özlemişim.



Deniz (benim deyişimle "Okyanus"), "Ferrari"ye özenmekte.
Sana da yakışır bir yol bisikleti, bahara alalım bence.



Bodrum'dan gelenlerle ortalık altın gününe dönüşüyor.
Emrem'in çığlıklı konuşma tarzı sağolsun.



Hepimizi güldürmeyi başarıyor.



Bu arkadaşımıza da Taylant gezisinden sonra bir haller oldu.
Ne bu? Tesettür özentisi mi?



"Ne olacak bu memleketin hali?" muhabbetine döndü mevzu.



Taner; "Boşver bunları NeO, artist fotoğrafla sen."



"Bak karıcım, yine çapraz vitestesin. Kaç kere gösterdim yahu."



Hey gidinin BBK'sı, 60 kişilik gezilerden 15 kişilere düştü.



Olsun, bize her türlü BBK.



Tur başlamadan toplu fotoğraf çekinme seansı.



"Dizilin abi.."



Azız ama özüz.


 

Bir daha saydım da; 23 kişi olmuşuz.



Tek başına Emrem, bir orduya bedel zaten.



8 Ocak'ta bahar neşesi.



Gelmeyenler bu güzellikleri kaçırdı.



Zaten ayda bir BBK turu yapılır oldu.
Kaçırmamak gerek!



İlk molamız Kadıkalesi'nde, çok anlamlı.



Yeni BBK üyemiz Şimal'i görmeden geçmeyiz.



Güzel annemiz Figen ve güzel bebeği Şimal.



Bu da onların bahçe pisisi.



Hemen önleri plaj.
Yazın çok kalabalık olsa da bu aylarda dadından yinmez.



"İyi ki doğdun Şimal."




Nice mutlu güzel günlere "Efeler" ailesi.
Şimal, Figen, Mahmut Efeler.



Gümüşlük molasında lastik tamiri.



Bu hafta tembellik yapıp, her zamanki Akyarlar rotasını atlıyoruz.



Pastaneden çörekler, şirketten çaylar.
Hava bedava, güneş bedava.
Gel keyfim gel.



Gümüşlük hiç bu kadar sakin olmadı.



Özel park yerimiz bile var.

Uzun bir Gümüşlük molası verdik.
Tam tembel teneke turu bu.
Dönüşü biraz zorlayalım dedik, Dereköy üzerinden.
İyi de yaptık.



Değirmenler yokuşunun sonu.
Dur geldi bir an.



Herkesin gözünde büyüttüğü bu yokuş, aslında herkesin yürümeden çıktığı yokuş.



Vatanımızı çok severiz, her türlü güzelliğimizi de bu yazılarla çirkinleştiririz.
Çünkü vatanımızı çok severiz.
Bir yanlışlık var ama nerede?



Yokuşun başında, "Allahım sana geliyorum." diyen Zafer.
Sözünde durmuyor!



Bize geldi.



Diğer yokuşçular.
Çıkarken gördüm, yokuşun ortasında kısa bir mola vermişlerdi.
Olsun, yürümediler.



Herkes geldi mi?



Emrem, dün de bisiklet turundaydı, biraz yorulmuş galiba.



Tayland yorgunu Bahar' da alı al, moru mor şeklinde bitiriyor yokuşu ve Bodrum'a doğru basıyoruz pedallara yeniden.



Dereköy teyzeleri, konkenden dönüyor herhal.



Bu pazar kamyonların pazarıydı.
Yollarda kimse olmadığı için de çok süratli kullanıyorlardı.
Bu konuda da hiçbir şey yapmayan yönetim insanlarını kafamda deli sorularla anıyorum.



Gürece yokuşundan önce, kavşakta mandalina molası.



Yemeden yol alamıyoruz.



Hele de söz konusu mandalina ise...



Akan sular duruyor.



İlk kez mandalina görmüş masum köylü.



Gürece yokuşunu arabada çıkan (ilk kez BBK turuna katılan yeni üyemiz), downhillci çıktı.
"İşte buradan aşağıya tam benim tarzım bir iniş var." deyip atladı bisikletine ve gözden kayboldu.



Birsel Bradırs, Gümüşlük'te bizden ayrılmışlardı.
Hasretimize dayanamamışlar ve tura yeniden katılmışlar.



İyi de yapmışlar.



Ortakent'teki arkadaşlarına uğrayacaklarmış, ben de onlara katıldım.



Yeni bir arkadaşım oldu.



Ümit'in güzel arkadaşı "Keten" de bir süreliğine burada misafir.
Onunla da tanışmış olduk.



Bir de bu 8 aylık canavar bebek var.



Kısaca Beşiktaş.



"Misafirin iyisi gelir geçer kuş gibi, kötüsüyse oturur daima baykuş gibi." demişler.
Kahvelerimizi içip kalktık biz iyi kuşlar.



Beni kırmadılar ve yola Dilek Yokuşu ile devam ettik.



Pek severim bu ikiliyi.

BBK Gümüşlük Turu'na katılan herkese kocaman teşekkürler.
Ne iyi oldu da görüştük.
Değil mi?

...

..

.